29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMININ 94. YILI İLÇEMİZDE COŞKUYLA KUTLANDI

 

 

 

 

Kutlamalara 28 Ekim Cumartesi günü saat 13:00´de çelenk sunumuyla başlandı. Daha sonra 29 Ekim Pazar günü 11:30´da Kaymakamlık Makamında düzenlenen tebrigat töreni ile devam edilen program, hava muhalefeti nedeniyle 31 Ekim Salı günü saat 12.00' a ertelenen törenle Kaymakamlık meydanında devam etti. Törene İlçe Kaymakamımız Atila KANTAY, Garnizon Komutanı Albay Turan AYGÜN, İlçe Belediye Başkanı Hüseyin AYAZ, İlçe protokol üyeleri, şube müdürleri, daire amirleri ve memurları, öğretmenler, öğrenciler ve ilçe halkı katıldı.
 
Cumhuriyetin 94. yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Kaymakamlık Meydanında tören düzenlendi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının ardından günün anlam ve önemini belirtilen konuşmayı Başiskele Kaymakamı Atila KANTAY yaptı, konuşmasında,
 
"Başiskelemizin kıymetli hanımefendileri, değerli beyefendileri,
Sevgili öğretmenlerimiz, öğrenciler, sevgili gençler, Kıymetli Belediye Başkanımız, Garnizon Komutanımız, törenimize bilhassa teşrif eden değerli muhtarlarımız, kıymetli mesai arkadaşlarım.
    Sonbaharın son günlerinde genç ilçemiz Başiskelede Cumhuriyetimizin 94.yaşını kutluyoruz. Yağıştan dolayı önceki gün kutlayamadığımız siz değerli kardeşlerimin Cumhuriyet bayramını kutlar her birinize ayrı ayrı selam ederim. Bayramımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
             Sevgili gençler, dünyada pek az millete büyük bayram kutlamak nasip olur. Büyük bayramları büyük milletler hak ederler.
Yeryüzünde her milletin bir devlet olabilme hikâyesi yoktur, ama devlet olabilmiş her milletin gençlerine anlatabileceği şerefli bir hikâyesi vardır.
           Sevgili gençler, farkındayım hava serin ama bizim de dünyaya anlatacak hikâyelerimiz vardır.
Bundan 97 sene önce burada Başiskele diye bir ilçe yoktu. Güzel sahil ve ovalarda ermeni ve rum şehirleri, dağlarda ise Müslüman Türk köyleri vardı. Bahçecik vardı, Yuvacık vardı, Servetiye vardı
97 sene önce, böyle serin bir ekim ayında körfeze demirlemiş yunan zırhlıları vardı.
        Körfeze demirlemiş yunan zırhlılarından çıkan top sesleri vardı. Servetiyenin köylerinde bu top seslerini duyup yürekleri titreyen minik çocuklar vardı.
          Öte yanda bu küçük çocukların, mücahit babaları, mücahit ağabeyleri, mücahit anneleri vardı, İşte onlar, servetiye dağlarında bir sene üç ay 17 gün boyunca 140 kişiyle, 1200 kişilik yunan taburunu perişan ettiler. Parsık yaylasını, Suiçmez deresini, düşmana mezar ettiler.
          Aç kaldılar, susuz kaldılar. Ekmekleri tükendi, mermileri tükendi. Ama umutları ve imanları tükenmedi.
         Gözlerini Sakarya’ya, kulaklarını Ankara’ya diktiler. Mustafa Kemalden gelen zafer müjdesi ile  cephede horon teptiler.
           Sevgili kardeşlerim,
       Büyük osmanlı devletimiz 3 kıtada çökerken 3 milyon şehit verdik. Yere düştük, ama yıkılmadık. Sakarya önlerinde Gazi Mustafa Kemal ile küllerimizden yeniden doğduk. Büyük zafer kazandık.
Büyük zaferimizin adını Türkiye, Soyadını Cumhuriyet koyduk.                                   
57 İslam devletinin en güçlüsü en kudretlisi olduk. Tekrar mazlumların sığınağı olduk.
Ve bir gün, Dünyanın hala 5 ten ibaret olduğunu söyleyen birileri kafa kafaya verdiler. 40 yıldır içimizde besledikleri “Gâvur Müslümanları” üstümüze saldılar.
     15 Temmuz gecesi şehitler köprüsünde tanklarda sırtlanları, Marmaris’te, İstanbulda havada uçan akbabaları gördük. O gece İstanbul’da ateşi Ankara’da ihaneti gördük.
İşte o gece kardeşlerim bütün mazlum milletler Türkiye için dua etti. Kabe’den yükselen bir ses “Allahümme ensurne fi Türkiye” diyordu.” Allahım Türkiyeye yardım et “  diyordu.
O gece onlar kaybetti, biz kazandık kardeşlerim.
Onlar kaybetti çünkü, onlar bizi Fas ile Tunus ile karıştırdı,Mısır ile suriye ile karıştırdı. Onlar kaybetti çünkü biz ekmeğimizi böleriz, suyumuzu böleriz ama Vatanımızı bölmeyiz ve böldürtmeyiz…
           Biz kazandık çünkü, biz büyük bir milletin çocuklarıyız. Büyük milletlerin çocuklarını büyük adamlar yetiştirir.
Bizler Mevlana gibi sever, Nasrettin hoca gibi güleriz.
Bizler zeybekte oynar, horonda coşarız.
           Bizler “Yaratılanı hoşgör yaratandan ötürü” diyen derviş yunusun çocuklarıyız.
Bizler “Savaş mecbur kalmadıkça cinayettir” diyen bir büyük Mustafa Kemalin çocuklarıyız. Ve biz ”Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen sevgili peygamberin çocuklarıyız…
          Ey Servetiyeli yiğitlerin şanlı torunları, yıllar önce Servetiye dağlarına düşman sel olup aktığında, mücahit dedelerin onlara nasıl tokat vurduysa,15 temmuzda aynı tokadı şimdiki hainlere öylece vurdun.
Selam olsun Servetiye cephesinin aslanlarına, Mustafa Çavuşa, Aytepe’li  Osman’a, Tikkulak Mahmut’a, Selam olsun Hacı Aslan Serime,  Selam olsun Karadeniz’in, Anadolu’nun yiğitlerine,
           Selam olsun evladımız şehit Emrah Sapaya, Ömer Halisdemire, 250 şehidimize,15 temmuzun başkomutanına..
           Selam ve rahmet olsun Çanakkale’nin, Sakarya’nın, Dumlupınar’ın kahraman şehitlerine,
Selam olsun Selanikten gelen yiğide ve onun yiğitlerine..
Cenap-ı Hak Devletimizi namertlere muhtaç etmesin,
Cenab-ı Hak; Birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin.
Çok yaşasın Milletimiz, çok yaşasın Devletimiz, çok yaşasın Cumhuriyetimiz.
 
Bayramımız kutlu olsun." dedi.
 
 
Vatandaşların ilgi gösterdiği kutlamalar çerçevesinde şiirler okundu, saz eşliğinde türküler okundu, halkoyunları ekibi gösteriler yaptı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından ilgi ile izlendi.
 
Törende ayrıca Kaymakamlığımız tarafından yapılan çeşitli etkinliklerde dereceye giren öğrencilerin ödülleri ilçe protokolü tarafından verildi.
 
Cumhuriyetimizin 94. Yıldönümü etkinlikleri bando takımı eşliğinde bayrak, flama ve  okulların geçişi ile sona erdi.